| TOBB HAYVANCILIK SEKTÖR KURULU TOPLANTI RAPORU 2 Aralik 2004 Birlik-Merkezi-Ankara TOBB Hayvancilik Sektör Kurulu, 2 Aralik 2004 tarihinde saat 10.30’da Ankara’da Birlik Merkezi’nde asagidaki gündem maddelerini müzakere etmek amaciyla bir toplanti yapmistir. GÜNDEM: 1. 5 Ocak 2005 tarihinde Sayin Basbakan’in katilimlariyla yapilacak
toplantiya sunulmak üzere sektörün sorunlarinin ve çözüm önerilerinin
tespit edilmesi Toplantiya baskanlik eden Sektör Kurulu Baskani Sayin Hakki HINISLIOGLU, 1. gündem maddesi olan sektörün sorunlari ve çözüm önerileri hakkinda 2003 Subatinda yapilan Ekonomi Zirvesinde dönemin Basbakani Sayin Abdullah GÜL’e sunulan raporun ana basliklari hakkinda Sektör Kurulu üyelerine bilgi vermis ve sektörün sorunlari ve çözüm önerilerinin o günden buyana degismedigini ifade etmistir. TOBB Yönetim Kurulu Baskan Vekili Sayin Faik YAVUZ, 5 Ocak 2005 tarihinde Basbakan Sayin Recep Tayyip ERDOGAN’in katilimlariyla yapilacak ve Birligimiz bünyesinde faaliyet gösteren 36 Sektör Kurulu Baskanlarinin sektörlerinin sorunlarini ve çözüm önerilerini aktaracagi toplanti hakkinda Sektör Kurulu’na bilgi vermistir. Sayin YAVUZ, söz konusu toplantida her Sektör Kurulu Baskani’nin 3 ila 5 dakika arasinda bir sunum yapacagini bu nedenle sektörlerin sorunlari ve çözüm önerilerinin 5 ana baslik altinda Sayin Basbakan’a aktarilmasinin uygun olacagini, detayli sektör raporlarin da ilgili Bakan ve Bürokratlara verilecegini ifade etmistir. Bu itibarla toplantinin 1. gündem maddesi olan Hayvancilik Sektörünün sorunlari ve çözüm önerileri konusunda asagida ana basliklari verilen konular tespit edilmistir. 1. Dünyada gelisen teknoloji ve sanayilesme politikalarina ragmen, hayvancilik sektörü, ülke ekonomilerinde önemini korumaktadir. Ancak gelismis ülkelerin tersine ülkemiz hayvanciliginin gelismedigi aksine her yil hayvan sayilarinin azaldigi, verimin düstügü görülmektedir. Hayvanciligin gelistirilmesi için bölgesel özelliklerde göz önüne alinarak, özel bir tesvik sistemi uygulanmalidir. Tarim gelirleri içinde %22 paya sahip olan hayvanciligimizin bu pay nispetinde tesvik ve desteklenmesi gerekmektedir. Destekleme politikalarinda isletme ölçeklerini büyütmek ve verimlilik artisi esas alinmalidir. Prim sistemi, üretimi tesvik eden, kayit disi ekonomiyi kayit altina alarak kendi kendini finanse eden bütçeye asgari yük getiren bir uygulamadir. Bu yönüyle ilk planda et ve süt üretimine tatmin edici prim verilerek hizli üretim artisi tesvik edilmelidir. 2. Türkiye, 1998’de imzaladigi Ortaklik Konseyi kararina göre Avrupa Birligi ülkelerinden belli bir süre içinde 19 bin ton parça et, 3 bin ton kesim amaçli canli hayvani gümrüksüz ithal etmek zorundadir. Türkiye anlasmaya imza koymasina karsin deli dana hastaligi riski nedeniyle et ithal etmiyor. Ancak Avrupa Birligi Türkiye’nin üzerine düsen sorumlulugu yerine getirerek anlasma geregi ithalata baslamasini istiyor. Et ithalatinin baslamasi ve bunun önünün açilmasi sektörde büyük sikinti yaratacaktir. AB’den et ithalatinin önlenmesi, önlenemedigi takdirde ise tam üyelik müzakereleri sürecinde söz konusu ithalatin içeriginin et yerine besi ham maddesi ve damizliga yönelik canli hayvan ithali olarak degistirilmesi gereklidir. 3. Ülkemizdeki büyükbas hayvan varliklarinin %40’i genetik bakimdan düsük verimli irklardan olusmaktadir. Bu nedenle hayvan irk islahi çalismalarina agirlik verilmeli ve her bölge için en uygun hayvan irki belirlenmelidir. Irk islahi gelistirilmesi saglanincaya kadar, her bölgenin sartlarina uygun irklar seçilerek damizliga yönelik canli hayvan ithal edilmelidir. Optimal ölçekli isletmelerin desteklenmesi için üreticilere ve firmalara sertifikali damizlik süt sigirciligi modeli türündeki uygulamalar için finansman ve kredi saglanmalidir. 4. Yem, et, süt, yumurta, balik ve tüm hayvansal ürünlerde KDV orani %1’e düsürülerek temel gida maddelerinin tüketimi tesvik edilmelidir. 5. Gida güvenligi ve izlenebilirligin saglanarak beyaz et (tavuk) üzerindeki dedikodu ve spekülasyonlarin ortadan kaldirilmasi gereklidir. Aksi halde beyaz et sanayii çökme noktasina gelmistir. 6. Sosyal Yardimlasma ve Dayanismayi Tesvik Fonu kaynaklariyla desteklenen dört ilimizde her gün toplam 1 .100.000 çocugumuza saglikli süt imkani saglayan Okul Sütü Projesi bu yil anlasilamayan bir nedenle durdurulmustur. Okul Sütü Projesi devlet politikasi haline getirilerek süreklilik kazandirilmalidir. 7. Kültür ve Turizm Bakanligi, Su ürünleri üretiminin önünde her türlü bürokrasi ve engellemeyi yapmaktadir. Su ürünleri üretimi maksadiyla nerede ve hangi konuda olursa olsun bir müsaade veya lisans talebinde Kültür ve Turizm Bakanligi bürokrasisi her konuya olumsuz görüs vermektedir.Üç yil önce onaylanmis olan Mugla Ili Çevre Düzeni Planinda Potansiyel Su Ürünleri Üretim Alani olarak ilan edilmis olan Salih Adasi’nda devletin yaptigi plana güvenerek yatirimini yapmis olan üretici magdur edilmemeli, birkaç yilda bir plan degistirilmemelidir. Bu kapsamda, Potansiyel Su Ürünleri yetistiricilik alanlarinin ilani, Kültür ve Turizm Bakanligi’ndan alinarak Tarim ve Köyisleri Bakanligi yetkisine verilmeli ve bu maksatla gerekli yasal düzenleme yapilmalidir. Tarim ve Köyisleri Bakanligi bünyesinde Su Ürünleri Genel Müdürlügü ivedilikle olusturulmalidir. 8. Tarimda yeniden yapilanmaya gidilerek çok baslilik önlenmeli, karar mekanizmasi hizli çalisir bir hale getirilmelidir. Tarim ve Köyisleri Bakanligi bünyesinde Hayvancilik Müstesarligi olusturulmalidir.
|