ŞÜKRÜ PAŞA 1857 yılında Erzurum’da doğmuştur. Henüz ilkokul sıralarında iken çalışkanlığı ve üstün kabiliyeti ile dikkati çekmiştir. Fransızca, Almanca ve İngilizce bilmektedir. Yine genç yaşlarında Matematik dalında bir kabiliyet olduğu kanıtlanmıştır. Aynı zamanda Darüşşafaka’da öğretmenlik yapmıştır. Yetiştirdiği gençler arasında Salih Zeki gibi değerlerinde bulunduğu görülmektedir. Mesleği olan askerlikle ilğili ilmi ve fenni eserler vermiş, hakkı teslim edilen kılıcı ile seçkin bir komutan olmuştur. Şükrü Paşa Çanakkale’de görevli iken, Balkan savaşı’nın çıkması üzerine Edirne müstahkem mevkii komutanlığına getirilmiştir. 1912’deki Birinci Balkan Harbinde Edirne’yi kahramanca savunmuş dost ve düşman herkesin takdirini kazanmıştır. 1915 yılında ölen Şükrü Paşa’nın naşı, Müttefik kuvvetler komutanlarının katılmasıyla büyük bir askeri tören düzenlenerek İstanbul’da toprağa verilmiştir. ŞEYHÜLİSLAM MUSA KAZIM EFENDİ 1858 yılında Tortum ilçesinin Pehlivanlı köyünde doğmuştur. Balıkesir’de başlayıp Konya’da devam ettirdiği medrese tahsilini İstanbul’da tamamladı. Mektep-i Sultani’de Darülmuallimin de ve Darülfünun da hocalık yaptı. Meclis-i Ayan üyesi iken, 1910 yılında Şeyhülislamlığa getirildi. Dinler tarihi konusunda makale ve çevirileri vardır. ALVAR İMAMI MUHAMMET LÜTFİ EFENDİ Alvar İmamı Hacı Muhammet Lütfi Efendi 1869 yılında Kındığı köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Hacı Hüseyin efendi, annesi Seyyide Hatice hanımdır. Tahsilini babası Hacı Hüseyin efendi’nin yanında tamamlayan Muhammet Lütfü Efendi 1893 yılında Hasankale’nin Sivaslı Camiine imam olarak tayin edilmiş, bilahare babası ile birlikte Bitlis’e giderek Hacı Pir-i Küfrevi Hazretlerinin dergahına intisap etmiştir. Daha sonra Erzurum’a dönen Muhammet Lütfi efendi Erzurum’un Dinarkom köyünde imam olarak görev yapmış, 1. Cihan savaşı başlangıcında Erzurum’a dönmüş, bir müddet de Tercan’ın Yavi nahiyesinde hizmet vermiştir. Kurtuluş şavaşında müfrezeler kurark savaşa iştirak etmiştir. 1939 yılına kadar Alvar köyünde oturan Muhammet Lütfü Efendi Erzurum’a gelerek Mehdi efendi mahallesinde ikamet etmiştir. Kendisini ziyaret gelen herkese daima hüsn-i zan etmeyi hiç kimseyi incitmemeyi, hiçbir ferdi hor görmemeyi ve alırken-satarken insaflı olmayı salıklar, şarhoşları dahi huzuruna kabul eder, fasik, salih diye ayırım yapmaz, herkese teveccühte bulunur ve taltifleri ile memnun ederdi. Muhammet Lütfü efendi kimsenin kalbini kırmamış bir İnsan-ı Kamil idi. Şairliği de olan Muhammet Lütfü efendi nin birçok şiirleri vardır. Erzurum destanı- İnsan sevgisi- Özlem- Ramazan- Dünya görüşü- Maniler ve Ferdler- Mevlayı sevmek isimli şiirlerinden bazılarıdır. 1956 yılında Erzurum’da vefat etmiştir. RÜŞTÜ PAŞA Rüştü paşa, 1872 tarihinde Erzurum’da doğdu. 1893’de harp okulu’nu topçu subayı olarak bitirdi. Balkan savaşına katıldı. 1.Dünya savaşında Kolordu topçu komutanlığı, 9.Kafkas Tümeni komutanlığı yaptı. Kurtuluş Savaşı’nda 3.Kafkas Tümen Komutanlığı görevinde bulundu ve 1921 yılında genarelliğe yükseldi. Daha sonra 9.Kafkas Tümeni komutanlığına atandı. Bilahare 9.Kolordu komutanlığına atana Rüştü paşa, bu görevdeyken Ağusto 1923 tarihinde Erzurum milletvekili seçildi. Halk fıkrası meclis grubunda yer alan Rüştü paşa adının İzmir suikastine karışması dolayısıyla 1926 yılında idam edildi. HOCA RAİF EFENDİ 1847 yılında Erzurum Murat paşa mahallesinde doğdu. Erzurum’da ilk ve Rüşdiye’yi okuduktan sonra, Yetim Hoca medresesi’ne devam etti. İstanbul Nüvvab mektebi’ni bitirince Redif askeri oldu. Sırasıyla İspir, Dogubayazıd, Bitlis, Urfa ve Gümüşhane Naibi(Kadı vekili, Kaza kadısı) oldu. İstanbul’da geçici bir vazife ile bulununca, İttihad ve Terakki fıkrası’na girdi. Bir süre sonra Erzurum kadısı tayin edildi. Nisan 1913 de II. Osmanlı Erzurum mebusu seçildi. III. Mecliste de aynı sıfatı kazandı. 1918’de İstanbul’da Vilayet-i Şarkiye Müdafa-i Hukuk-i Milliye cemiyeti kurucularından oldu. 23 Temmuz Erzurum kongresi sonunda Temsil heyetine seçilip Erzurum adına Sivas kongresine katıldı ve yeni Temsil heyetine Erzurum adına seçildi. Hoca Raif efendi 1927’de Zonguldak, 1942’de Rize’de , 1946’da da Erzurum milletvekili seçilmiştir. 3 Ekim 1949’da Ankara’da vefat etti. CELALETTİN ARİF BEY Erzurumlu Mehmet Arif beyin oğludur. 1875’te doğan Celalettin Arif bey, Sogukçeşme Askeri rüşdiyesi ve Mekteb-i Sultani’yi bitirdikten sonra, Fransa’da hukuk ve siyasal bilgiler ögrenimi gördü. 1901’den 1908’e kadar Kahire’de avukatlık yaptı. 1908’de İstanbul’a dönerek Hukuk ve mülkiye mekteplerinde Anayasa hukuku dersleri okuttu. Osmanlı Ahrar Fıkrasının kurucuları arasında yer alan Celalettin Arif bey Osmanlı Meclis-i Mebusanına, İstanbul temsilcisi olarak katıldı. 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgal edilmesi üzerine Anadolu’ya geçerek Milli mücadele saflarında yer aldı. 23 Nisan 1920’de açılan TBMM’nin 2. Başkanlığına seçildi. Adliye vekilliği ve Roma temsilciliği görevlerinde de bulunan Celalettin Arif bey 1930’da Paris’te vefat etti. SOLAKZADE SADIK EFENDİ Solakzade Efendi diye anılan müftü Muhammet Sadık efendi 1881 yılında Erzurum’da doğdu. Erzurum müftüsü Hamit efendinin oğludur. Hamit efendinin babası “Büyük hoca” ismiyle bilinen Müftü Solakzade Ahmet Tevfik Efendi’dir. Tahsilini babasından, bilhassa dedesinden tamamladıktan sonra 1917 yılında Erzurum müftüsü oldu. Bu vazifeye gelmeden önce iki yıl müftü naipliği yapmıştır. I.Cihan harbi sırasında yedek subay olarak Erzurum müdafasına iştirak etmiştir. Erzurum’un işgalinden sonra ailesiyle muhacir olarak İstanbul’a gitmiştir. Harbin sona ermesiyle tekrar Erzurum’a dönerek müftülük görevine devam etmiştir. Tahsil çağından beri kafasında taşıdığı; Mevlana,Hafız,Şeyh Sadi-i Şirazi’den başka dilinden düşürmediği İbrahim Hakkı, Hazık Efendi, Emrah ve divan şiirlerinden Nedim, Nefi, Fizuli ve pek çok beğendiği Yenişehirli Avni bey divanında da birçok yerleri ezbere bilirdi. Solakzadenin edebiyata ve şiire karşı büyük alaka duyduğu ve kendisinin birçok şiirinin olduğu rivayet edilmektedir. Hadis, Tevsir, Kelam, Sarf, Nahiv, Beyan, mantık ve islami ilimlerin büyük dallarında yetiştirdiği birçok talebeleri vardır. Solakzade Sadık efendi 1960 yılında
Erzurum’da vefat etti. Kabri Erzurum asri mezarlığındadır. KAZIM YURDALAN 1883 yılında Erzurum’da doğdu. 1900 tarihinde girdiği harp okulundan 1902’de Piyade Teğmen’i olarak mezun oldu ve 4. Ordu emrine atandı. 27 Şubat 1909 tarihinde Jandarma sınıfına nakledilerek Muş ili Jandarma bölük komutanlığına atandı. Yurdalan, 13 Nisan 1912 tarihinde Yüzbaşı rütbesine yükseltilerek Trabzon Jandarma alayı Hatina bölük komutanlığına 8 Agustos 1913 tarihinde de Erzurum Jandarma alayı merkez bölük komutanlığına atanmıştır. 1.Cihan savaşında Erzurum savunmasında Kargapazarı muharebesinde ve Erzurum’un düşman eline geçmesi sonucu Tercan Hebek dağı muhaberesindeki hizmet ve fedakarlığına karşı 25 Mayıs 1916 tarihinde Binbaşı rütbesine yükseltilmiş, ayrıca savaşta müttefikimiz olan Avusturya Macaristan İmparatorluğu tarafından da Askeri liyakat sahibi ile askeri harp nişanı verilmek suretiyle mükafatlandırılmıştır. 21 Aralık 1916 tarihinde 3.Ordu komutanlığınca Trabzon Jandarma alayı komutanlığına vekaleten atanmıştır. Bu görevi süresince Postoncu Rumlara karşı ciddi bir mücadele veren Yurdalan, Ferit Paşa hükümetince re'’en emekli edilmiştir. Bunun üzerine 1919 tarihinde Erzurum’a gelerek Süleyman Necati ve Hüseyin Avni beyler ile Erzurum Müdafa-i Hukuk Cemiyetini kurmuştur. Erzurum kongresine Mustafa Kemal Atatürk ve Rauf Orbay’ın üye olarak girmelerini sağlamak için Cevat Dursunoğlu ile beraber Erzurum üyeliğinden istifa etmiştir. Sonradan kongreye Tortum üyesi olarak katılmıştır. Erzurum Kongresinden sonra silahlı kuvvetlerde görev almış 29.Piyade Alay komutanı olarak Kars ilinin düşmandan kurtarılmasında gösterdiği başarıdan dolayı 1920 tarihinde Yarbay rütbesine yükseltilmiştir ve istiklal madalyası ile ödüllendirilmiştir. 1935 yılından 1945 yılına kadar değişik hizmetlerde bulunan Yurdalan, 1945 yılından 1950 yılına kadarda Erzurum belediye başkanlığı görevinde bulunmuştur. 13 aralık 1962 yılında İstanbul deniz hastanesinde vefat eden Yurdalanın kabri vasiyetnamesindeki isteği üzerine bilahare Erzurum şehir mezarlığına nakledilmiştir. Mezar taşında yazılı olan “İnkilapçının maddi varlığı içinde yaptığı toprak olmalıdır” Cümlesi yaşamının açık ve seçik aynasıdır. ÖMER NASUHİ BİLMEN 1884 yılında Erzurum’un Salasor köyünde doğdu. Küçük yaşta babasını kaybeden Bilmen amcası Hilmi efendinin himayesinde büyüdü. Tahsilini amcasından ve Erzurum müftüsü Narmanlızade Hüseyin Hakkı efendinin yanında yaptı. Hocalık vazifesine 1928 yılında Darül-hilafetül Aliye medresesinde Fıkıh müderrisliği ile başladı. Daha sonra Mahkeme-i Temyiz Şeriye dairesi Heyet-i Telefiye azalığına müteaakiben Meclis-i Tetkikiye-i Şeriye azalığına, oradan da İstanbul Fetvahanesi Müsetviliğine tayin edildi. 1943 senesinde İstanbul müftülüğüne getirilen Bilmen 17 yıl bu görevde kaldı. 1960 senesinde Diyanet işleri başkanlığına getirildi. Darüşşafaka lisesinde öğretmenlikte yapan Bilmen, İstanbul yüksek İslam enstitüsünde uzun yıllar kelam dersleri okutmuştur. İslami edebiyatla ve şiirlede yakından ilgilenen bilmen daha çok İslam ahlakı, İslam Fıkıhı, Tefsir ve Hadis konularında da eserleri bulunmaktadır. Son devrin yetiştirdiği bu büyük din alimi 12 Ekim 1971 tarihinde vefat etti. Eserlerinden bazıları: Hukuk-ı İslamiye ve İstilahat-ı Fıkıyye
kamusu HÜSEYİN AVNİ ULAŞ 1887’de Erzurum’un Kümbet köyünde doğdu. İstanbul Vefa lisesini bitirdikten sonra girdiği İstanbul hukuk fakültesinden 1912 yılında mezun oldu. İstanbul’da avukat iken 1914’de Askere alınıp yedek subay Tegmen ve Üstteğmen olarak 50.Alay 3.Bölüğünde Ruslara karşı savaştı. 1918’de Bitlis ve Kars’ın kurtuluşuna katıldı. Kasım 1918’de terhis edilince Kars’ta “Milli İslam şurası” kurucularına fahri hukuk müşavirliği yaptı. Erzurum’a gelince Maliye-Hukuk müşavirliğinin yanı sıra Vilayat-ı Şarkiye Müdafa-i Hukuk-ı Milli cemiyeti Erzurum şubesi kurucuları arasında yer aldı. Erzurum kongresine Beyazıt mümessili seçildi. Kongrede “Elviye-i Selase” üzerine “Rapor” hazırlayanların başında idi. Erzurum’dan son Osmanlı meclisi mebusanına seçilip Milli Misak’ı imzaladı. Son TBMM 1. Dönem milletvekilliğine seçildi. O’nun ülkemizde tanınmasının sebebi, 1.Meclisimizde çok delilli ve açık sözlü konuşmalarıdır. 1.Mecliste bu yüzden iki defa “Meclis re’is vekili “ seçildi. 2.Meclise seçilemedi. İstanbulda avukatlığa başladı ve “Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası” İstanbul idare heyetinde çalıştı. Bu yüzden “İzmir Suikasti” zanlısı olarak İstiklal Mahkemelerinde yargılandı ve mahkeme sonunda beraat ettikten sonra tekrar tekrar avukatlığa başlayan Hüseyin Avni Ulaş, 1939’da İstanbul 5.Noteri tayin edildi. 1945’te ünlü iş adamı Nuri Demirağ’ın kurduğu “Milli Kalkınma Partisi” idare Hey’etine katıldı. “Mes’uliyet” adlı haftalık gazetede, ülkeye çok yararlı yazılarını yayınladı. 23 Şubat 1948’de İstanbul Kandilli’de vefat etti. SÜLEYMAN NECATİ BEY
Askerliğini yaptıktan sonra 1912’de Kığı’den Erzurum il genel meclisine aza seçildi. Kısa zaman sonra Erzurum Numune mektebine müdür oldu. Bu sırada şehirde çıkan “ALBAYRAK” gazetesinde yazdığı yazıları ile gençlere öncülük ediyordu. Kasım 1918’de başlarında ugursuz Mondros müterekesinin 24.Maddesini okuyunca Doğu Anadolunun “Ermenistan” yapılmak istediğini kestirdi ve o zaman 6000 nufüsü bulunan şehirde altı dostu ile Kasım sonunda “İhlas-ı Vatan Cemiyetini” kurdu. Sonra bu cemiyet Vilayet-i Şarkiye Müdafa-i Hukuk-i Milliye cemiyetini Erzurum şubesine katıldı. Erzurum kongresine Karaköse mümessili olarak katılan Süleyman necati bey Erzurum vilayeti adına divan katibi seçildi. Aralık 1919’da son Osmanlı meclisine Erzurum mebusu olarak seçildi . İstanbul’a gitti. Misak-ı Millimizin hazırlanmasında emeği geçti. 16 Mart 1920’de İstanbul’un resmen işgali üzerine Hüseyin Rauf bey ve küçük kardeşi Necip bey ile birlikte Anadoluya geçerek 1. Meclise katıldı ve yeni hükümetin ilk Matbuat müdürü oldu. Kars yeni hükümetin ilk askeri zaferi ile kurtulunca Ermenistan ile yapılan Gümrü muhadesini imzalayan murahhas heyetimizde bulundu. 5 Şubat 1921’de Londra konferasına giden heyetimize katıldı. İstanbulda sırasıyla Fransız Saint-benois lisesinde Amerikan kız kolejinde ve Galata Ermeni lisesinde “Türkçe” Darüşşafaka ve İstanbul kız liselerinde ise “Tarih” hocalığı yaptı. 1937 yılında Zonguldaktan milletvekili seçildi. 1944’de İstanbulda vefat etti. CEVAT DURSUNOĞLU
Berlin- İlfelt Gimnazyumu Felsefe fakültesinde Almanca, Jena Üniversitesinde Felsefe, Sosyoloji ve Pedagoji ögrenimi gördü. Temmuz 1914’de yedek subay okulunda 6 ay okuduktan sonra Teğmen olarak 3.Ordumuz emrinde Erkan-ı Harbiye Almanca tercümanı oldu. 1918’de Vilayet-i Şarkiye ve Müdafa-i Hukuk-i Miliye cemiyeti İstanbul merkezinden Erzurum şubesinin açılma iznini alarak Erzurum’a geldi. 1920 başında Erzurum muallim mektebi, Kasım 1920’de Kars muarrif müdürü ve bir ay süre iel mutasarrıf vekili oldu. Yeni kurulan bu sancakta, Erzurum’dan öğretmenler getirerek Şark cephesi komutanı Kazım Karabekir paşanın desteğiyle 18 yaşına kadarki gençleri bile mektebe aldırarak Temmuz 1921’de Kars’tan ayrılıncaya kadar Milli eğitime önemli hizmetlerde bulundu. 1921’den 1924’e kadar erzurum lisesi müdürlüğü yapan Dursunoğlu sırasıyla Doğu vilayetleri Muarrifi müfettişliği orta ögretim umum müdürlüğü, Almanya- Avusturya- Macaristan Türk talebe müfettişliği, marif vekaleti teftiş heyeti reisliği, yüksek öğretim ve güzel sanatlar umum müdürlüğü görevlerinde bulundu. 1942-46 Kars, 1946-50 Erzurum milletvekilliği ve Cumhuriyet halk partisi Umumi idare heyeti azalığı, 1949-53 CHP genel sekreter yardımcılığı ve Ulus gazetesi başyazarlığı yaptı. 1961’dekontencandan kurucu meclis’de Erzurum milletvekili oldu 1965’de politikadan çekildi Halkevleri ve Türk Dili Kurumu asli, türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nün ise şeref üyesi oldu 1946’daAnkara’da bastırdığı “Milli Mücadele’ de Erzurum” kitabının genişletilmiş 2 tertip müsveddeleri ile, Atatürk’ün emriyle katıldığı 1920 Bakü konferansı’nın hatıra müsveddeleri küçük kız Sevim Budak Hanımdadır Dursunoğlu 11 Ocak 1970’de Ankara’da vefat etti SAGIP DANIŞMAN
1968 yılında vefat eden, Cumhuriyet dönemimizin mümtazam şahsiyetlerinden biri olan Danışman’ın konferans ve vaazlarından bir bölümü Kültür ve Ulaştırma eski bakanlarından oğlu Rıfkı Danışman tarafından yayınlanmıştır, CEMAL GÜRSEL 1895 Yılında Erzurum ‘da doğdu, Erzincan Askeri Rüştiyesi ve Kuleli Askeri İdadisi’ni bitirdikten sonra Harp Okuluna girdi , Birinci Dünya Savaşı sırasında Asteğmen Rütbesiyle Çanakkale cephesinde ve üstteğmen rütbesiyle Filistin cephesinde savaştı. 1918’de İngilizlere tutsak oldu. Mütarekeden sonra İstanbul’a döndü. Kurtuluş savaşında Anadolu’ya geçen Gürsel, İnönü savaşlarına ve Büyük Taarruz’a katıldı. Savaştan sonra, yarım kalan Harp okulu öğrenimini tamamlayarak Harp akademisine girdi. Harp akademisini bitiren gürsel, Türk silahlı kuvvetlerinin her kademesinde yaptığı başarılı görevlerden sonra 1957’de Orgenarelliğe yükseldi ve 1958’de Kara kuvvetleri komutanlığına tayin edildi. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra Milli birlik komitesi ve Devlet başkanlığı görevinde bulunan Gürsel 1961’de Cumhurbaşkanı seçildi. 14 Eylül 1966’da Ankara’da vefat etti PROF. DR. MÜMTAZ TURHAN 1908’de ErzurumUn Pasinler ilçesinde doğdu. İlk ortaokulunu Kayseri’de, liseyi Ankara’da okudu. 1928’de devletçe Almanya’ya gönderilerek Berlin ve Frankfurt Üniversitelerinde Psikoloji öğrenimi gördü. Frankfurt Üniversitesinde felsefe doktorası verdi. İstanbul üniversitesi edebiyat fakültesinde asistan, doçent ve profösör olarak görev yaptı. İkinci doktora tezini Cambridge Üniversitesinde yapan Turhan, 1952 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tecrubi psikoloji kürsüsü başkanlığına, 1960’da Tecrubi Psikoloji Enstitüsü müdürlüğüne getirildi. Her iki görevi de vefat ettiği 1969’a kadar sürdürdü. Yayınlanmış eserlerinden bazıları şunlardır: Kültür değişmeleri (1951) PROF.DR. RIFKI SALİM BURÇAK 1913 yılında Erzurum’da doğdu. Mülkiye mektebi’ni bitirdi ve aynı okuldan siyasal tarih kürsüsüne asistan, doçent ve profesör oldu. Daha sonra siyasi hayata atılarak Demokrat Parti’den Erzurum milletvekili seçildi. Partinin genel yönetim kurulunda görev aldı. Bu süre içinde Adnan Menderes hükümetlerinde Gümrük ve Tekel ile Milli Eğitim bakanlığı yaptı. 27 Mayıs 1960’tan sonra Yassıada’da Yüksek adalet divanı tarafından yargılanarak mahkum edildi. 1963 affından yararlandı. Gazi Terbiye Enstitüsü’nde devrim tarihi öğretim üyeliğine atandı. Ayrıca, İktisadi ve Ticari ilimler akademisinde ve Başkent Özel gazetecilik okulu’nda siyasal tarih dersleri de verdi. 1974’de emekliye ayrılan Burçak, 1998’de vefat etti. Eserlerinden bazıları şunlardır: Türk- Rus- İngiliz münasebetleri ve
İkinci Cihan harbinde Türkiye’nin durumu 1791-1941 (1946) İSMAİL GÜRCAN 1903 yılında Erzurum’a bağlı Alaca köyünde doğdu. Çok yönlü aydın ve sanatçı kişiliğiyle halkından kopmamış, halıkının arasında kend kendini yetiştirmiş bir kültür adamıydı. Çocuk denecek yaşta Ermenilerin Erzurum’da uyğuladıkları mezalime tanık olmuş ve bu mezalimin bütün acılarını yaşamış olan Gürcan, bu konuda araştırma yapan bilim adamalarına kaynaklık etmiştir. Derin bir tarih, sanat ve İslam kültürüne sahip olan Gürcan, sohbetleriyle de uzun yıllar çevresini aydınlatmıştır. Erzurumluların “İsmail Emi” olarak adlandırdığı Gürcan 1989’da Erzurum’da vefat etti. |