|
ERZURUM TÜRKÜLERİ
Erzurum türkülerinde bazen anadan geçilir yardan geçilmez, bazen ana babaya yar kurban edilir. Bazen eşine, bazen dostuna, bazen en yakınına, bazen de kendi kendine dert yanar. Hem yanar, hem yakınır. Sonra “Yakıldım yandım buna ne çare” diyerek yanık bir deyiş tutturur. Palandöken’in ak tepelerinden bu deyişe cevap gelir adeta... Ozanımızın dediği gibi; Bir türkü tutturmuş Palandöken; Bir türkü tutturmuş hasret kokar Kekik kokar, yayla kokar, yar kokar Akşam olur gölgelenir kayalar, Maniler yakılmış Erzurum ekin ekin Türküler koşulmuş “Erzurum çarşı Pazar” Sen ağlama demiş canikom “Kipriklerin ıslanır” Ben ağlım ki deli gönül uslanır. Erzurum türküleri milli kültürümüzün ziynet taşları gibidir. Hepsi pırıl pırıl yanan anonim yapının pırıltıla Erzurum türkülerinin tamamını bu sütunlarda yayınlamaya imkan olmadığında örnekler vermekle yetiniyoruz. BU DAĞLAR KÖMÜRDENDİR Oğul, oğul bu dağlar kömürdendir Yavri yavri geçen gün ömürdendir Oğul, oğul feleğin bir kuşu var Pençesi demirdendir Oğul ben nasıl edim Gönüldür nasıl edim Oğul oğul bu dağlar meze dağlar Yavri yavri çiçeği taze dağlar Oğul tutaydım yar elinden Çıkdaydım size dağlar Oğul ben nasıl edim Gönüldür nasıl edim
BALA SARHOŞ Oğul, oğul bala sarhoş, bala sarhoş Yavri yavri beşikte bala sarhoş Oğul oğul hana bir nalbant gelmiş Mıh vurur nala sarhoş HUMA KUŞU Yavru yavru huma kuşu yükseklerden seslenir Ağam, yar goynunda bir çift suna beslenir Yavru yavru sen ağlama kirpiklerin ıslanır Ağam ben ağlim ki belki gönül uslanır Yavru yavru sen bağ ol ki ben bahçende gül olim Ağam layık mıdır yanim yanim kül olim Yavru yavru sen efendim, ben kapında gul olim Goy desinler bu da bunun guludur guludur |